Alsas Şarap Yolu’nda

Ortaçağ’dan kalma güzel mimarili evler, uçsuz bucaksız bağlar, envai çeşit güzellikte şaraplar, göller ve bol yeşil… Fransa’nın doğusundaki ünlü Alsas Loren’deyiz. Üç büyük şehir ve yüzlerce köyden oluşan Alsas Şarap Yolu’nun bir bölümünü keşfetme şansı yakalıyoruz… Colmar’dan başladığımız yolculukta şaraba, tarihe ve doğaya doyuyoruz….

Hanife BAŞ
Şirin mi şirin tarihi evler, üçgen çatılı, sarısı, yeşili, mavisiyle rengarenk, panjurlu ahşap ve taş karışımı mimarileriyle yıllara meydan okuyorlar… Taş döşeli kaldırımlar, daracık sokaklar, bol yeşil, küçük göl ve kanallar, her yerde sükunet…
Fransa’nın doğusunda Alsace Loren (Alsas Loren) bölgesindeki Colmar şehrinde dolaşırken kendimi adeta bir peri masalında hissediyorum. Küçük ve sevimli kasabada yönümüzü La Petite Venise denilen Küçük Venedik’e çeviriyoruz. Hafiften bir yağmur çiseliyor. Nisan ayı olmasına karşın bir yandan rüzgar ve soğuk da kendini hissettiriyor…
Zaten Fransa’nın bu bölgesi biraz yağışlı. Her yanımız tarihi, sevimli evlerle çevrili… Kendimi Ortaçağ’a geri gitmiş hissediyorum. Her tarafta tam bir görsel şölen… Nereye bakacağımı, neyin fotoğrafını çekeceğimi şaşırıyorum… Büyüleyici ve her haliyle romantik bir ortam. Kanal çevresinde turluyoruz. Burası Venedik’e benziyor ama onun çok minik hali. Güneşli havalarda gondol turu da yapılıyor. Biraz ayakta biraz da oturduğum bankta çevreye hayranlıkla bakakalıyorum. Tipik Alsas evleri… Her ayrıntısıyla büyüleyici.

KÜÇÜK VENEDİK BURADA
Kanal çevresindeki evler, kanalın yanında tarihi binadaki kapalı pazar yeri, dış yüzünde çeşitli kafa figürlerinin yer aldığı Maison des Tetes, tarihi ahşap bina Maison Pfister… İhtişamlı gotik mimarisiyle dikkat çeken ünlü katedrali La Collegiale Saint Martin, en önemli müzesi Unterlinden…. Turistlerle dolup taşan cıvıl cıvıl kafe ve restoranlar. Şarap satan butik dükkanlar, şehrin simgesi leylek ve Ortaçağ kıyafetli oyuncak bebekler… Colmar, New York’taki özgürlük heykelini tasarlayan Auguste Bartholdi’nin de memleketi. Doğduğu ev ise müze olarak kullanılıyor. Colmar çok küçük bir şehir ve onun eski kısmı tek kelimeyle muhteşem… Birkaç saatte şehri her yönüyle keşfedip hayran kalarak dönebilirsiniz.
Colmar, Fransa’nın tam Almanya ve İsviçre sınırında. İsviçre Basel’deki saat fuarı için bölgeye gelmişken ünlü Alsas Şarap Yolu rotasından görebildiğimizi görme niyetindeyiz. İlk hedef Colmar oldu. Zaten bölgenin Strasbourg’tan sonraki en büyük şehri. Dünyada beyaz şaraplarıyla ün yapmış bir bölge, Alsas… 170 kilometre uzunluğunda bir şarap yoluna sahip. Muhteşem yol güzergah üzerindeki her köy ve kasabada enfes şarapların tadına varabilirsiniz.
Alsas Loren, Almanya ile Fransa arasında, Ren Nehri’nin batısında yer alıyor. Tarihte Fransızlar ve Almanlar arasında pek çok kez el değiştirmiş. Zaten bunu mimariden yemeklere kadar her alanda görmek mümkün. Bu bölgedeki insanların kendilerini çok da Fransız olarak görmediklerini öğreniyoruz.

UÇSUZ BUCAKSIZ ŞARAP BAĞLARI
Bölgenin en güzel ve büyük üç şehri, Colmar, Strasbourg ve Mulhouse… Buralar mutlaka görülmeli. Üzüm bağları, şaraplarıyla ünlü pek çok köy ve kasabası var ama bunlar arasında da mutlaka görülmesi gerekenler Ribeauville, Riquewihr, Dambach la Ville, Obernai, Kayserberg ve Eguisheim olarak öne çıkıyor. Biz zaman kısıdı nedeniyle maalesef birkaçını görebileceğiz… Genelde Şarap Yolu’na Strasbourg’tan başlanıp yani kuzeyden güneye doğru inilmesi öneriliyor. Ancak biz biraz önerilen yerine zamanımızın yettiği kadarını görmeye çalışıyoruz. Colmar’dan başlayıp çevredeki kasabalara yöneliyoruz. Güney kısım kesinlikle daha etkileyici. Colmar ve çevresinde Eguisheim, Riquewihr, Ribeauville ve Kaysersberg’i görme şansı yakalayabileceğiz. Keşke vakit olsa da Şarap Yolu’nun tamamını görebilsek. Bu yolda yüze yakın köy ve kasaba bulunuyor. Bunun için de en az bir on gün ayırmak gerekiyor.
Eguisheim’dayız. Colmar’a çok yakın bir kasaba. Çok şirin ve yine çok güzel evler her tarafta. Yeşilin her tonuyla boylu boyunca uzanan şarap bağları. Alsas şaraplarının beşiği sayılıyor. Çok eskilerden beri burada bağ bozumu yaşandığını öğreniyoruz. Kasabada şarap tadımı yapabilir, üzümler hakkında bilgi alabilirsiniz. Her kasabada olduğu gibi kilisesi, çeşmesi ve kafeleri var. Çiçekli evleri de çok meşhur. Bütün sokaklarına girerek ‘Le Pigeonnier’ denilen en çok fotoğraflanan evini mutlaka görün. Birkaç saatte kasabanın keyfini çıkartabilirsiniz.

ROTADAKİ ŞAHANE KASABALAR
Colmar’daki otelde konaklıyoruz. Diğer günümüzü ise biraz daha kuzeydeki kasabalara ayıracağız. Ribeauville’deyiz. Yine bir Ortaçağ’dan kalma köy. Yine muhteşem doğa ve güzellik. Tepedeki 13’üncü yüzyıldan kalma şato kalıntıları görmeye değer. Yol kenarındaki su kanalı, çeşmeleri ve üzüm bağları. Fransa’nın en eski şarap imalathanesi de burada. Şehrin tepesindeki üç kule ve buradaki leylek yuvaları da kesinlikle atlanmamalı. Muhteşem beyaz şaraplarını tatmayı ihmal etmiyoruz. Rotadaki en güzel duraklardan.
Riquewihr, diğer durağımız. Ribeauville’ye çok yakın. Birbirine hem isim hem de görsellik olarak benzeyen köyler. Yine muhteşem üzüm bağları. Olabildiğince uzanan yeşillik ve doğa. İnsanın zamanı durdurası geliyor. Köyü hızlıca turluyoruz. Kuleler, kiliseler ve tarihi evler… Yine pek çok foto, yine pek çok anı. Bir kafede dinleniyoruz ve kaçıncı bilmiyorum ama şarap tadımına devam ediyoruz. Hepsi de ayrı ve şahane…
Son durağımız ise Kaysersberg kasabası. Muhteşem şarap bağları ve olağanüstü manzaraya hazır olun. Bu küçük kasabaya nehir de ayrı bir güzellik katmış. Köprüler üzerinde her anı fotoğraflamaya çalışıyoruz. Kasabanın kilisesinin de görülmesi gerekiyor. Alsas Şarap Yolu rotasında bulunan Colmar ve çevre kasabaların hepsi ayrı güzellikte. Bu rotanın bir kısmını görebildiğim için kendimi şanslı hissediyorum. Bir dahaki sefere hepsini görmek dileğiyle güzel anılar ve bolca şarapla geri dönüş için yola koyuluyorum…

BEYAZ ŞARABIN EN İYİSİ
Fransa’nın doğusunda yer alan Alsace Loren bölgesi, Ortaçağ’dan beri şarapçılıkta usta. Daha o dönemlerde 150 köyde şarap üretimi yapılıyormuş. Ancak savaşlar nedeniyle bir süre bu sekteye uğramış. Şarapçılığın yeniden doğuşu ise İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra oluyor. Güneşli ancak nemsiz bir özelliğe sahip olan bu bölge kısa sürede beyaz şaraplarıyla ünlendi. Az yağış alan nemsiz ve güneşli bir bölge olan Alsas, Riesling, Pinot Blanc üzümü kullanılan köpüklü şaraplarıyla ünlü. Fransa’nın en iyi Riesling, Pinot Gris, Gewurztraminer üzümlerinden yapılan şarapları burada. Kırmızı olarak da Pinot Noir. Üzüm ve şarap üretimi sıkı kurallara bağlı. Şaraplar yerel mutfakla da çok uyumlu. Alsas’ın en meşhur yemeği ‘tarte flambee’. Yöresel muenster peyniri kullanılan ince bir pizza. Bölgeden dönerken flüt şişelerde beyaz şarap almayı da unutmayın…

 

Bunlar da ilgini çekebilir...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir