Fotoğrafın ‘doğa’sı

Doğada, dağda, bayırda, karda fotoğraf çekmenin püf noktaları var. Doğru ışık ve kompozisyon yanında ekipmanlarınıza da dikkat etmeniz gerekiyor. İşte karda ve doğada fotoğraf çekmenin incelikleri

Hanife BAŞ-Tech Köşe
Karlı dağlar, tozlu yollar, ıssız sazlıklar, balon, peribacaları, yılkı atları, kamış tarlası ve daha nicesi… Doğanın sunduğu görsel şöleni ölümsüzleştirmek için üç günlüğüne Kayseri ve Nevşehir’deyiz. Kış ayları olması nedeniyle doğanın renklerini biraz solgunlaştırsa da fotoğraf açısından çok zengin bir deneyim oluyor. Dağ, bayır, yayla, göl ve zirvesi hep karlı Erciyes Dağı… Canon’un DSLR makinesi EOS 6D Mark II ile Anadolu’nun güzelliklerini fotoğraflıyoruz. Burada doğa fotoğrafı çekmenin püf noktalarını da görme şansı yakalıyoruz. Fotoğraf makinesi tam kare sensörü, odaklama sistemi, 26.2 MP CMOS sensörüyle profesyonel ve amatör fotoğrafçıların tüm ihtiyaçlarını karşılıyor.

‘Altın saati’ seçin
Canon Eurasia Foto Video Ürün Müdürü Mert Gündoğdu, fotoğraf makinesi modelleri yanında doğa fotoğrafı çekmenin püf noktalarını da anlatıyor. Ona göre, doğa fotoğrafı çekerken en önemli şey sabah ve gün batmadan önceki zamanlar. Bu zamanları fotoğrafçılar altın saatler olarak adlandırıyor. Bu saatlerde çekilen fotoğraflar yandan ışık aldığı için gölgeler çok daha yumuşak oluyor. Eğer öğlen vakti güneşin tepede olduğu zamanlarda çekim yaparsanız sert güneş çok sert gölgeler oluşturacaktır.
Gündoğdu, ışık ve kompozisyonla ilgili de, “Fotoğraf ışıktan oluşur. Işık olmazsa fotoğrafı oluşturmak imkansızdır. Bu yüzden iyi bir fotoğrafçı olabilmek için ışıkla iyi bir ilişkiniz olmalı. Klasik olarak ışığı her zaman arkanıza alın denir, bu en kesin çözümdür ancak bir de direk ışığa doğrultarak çekebilirsiniz. Bu tarz çekimlere de ters ışık çekimleri denir. Bu çekimlerde mutlaka siluete düşecek bir objeyle kompozisyonunuzu kuvvetlendirmenizi öneririm. Komposizyonda ise 1/3 kuralı manzaralarda olmazsa olmazdır. Deniz, manzara ve gökyüzü olan bir manzara düşünün. Bu manzarayı hayali çizgilerle üçe bölüp kadraja oturtmamızla 1/3 kuralını uygulamak en doğrusu olacaktır” bilgisini verdi.

Soğuk havada çekim
Soğuk havada çekime çıkmadan önce ekipman hazırlığı da yapmak gerekiyor. Türkiye’nin pek çok kısmı ve doğa gezileri için gidilen pek çok lokasyon kar altında. Fotoğraf makinenizin pillerini tam olarak doldurun. Soğuk havada pilleriniz normal zamana oranla daha hızlı tükenir. Bu yüzden yarım dolu pille dışarı çıkarsanız çekiminiz yarım kalabilir. Pillerinizi makinenin içinde tutmaktansa cebinizde taşıyabilirsiniz. Uzun gezilerde mutlaka yedek batarya almanız öneriliyor.
Mümkünse tek lens seçin ve onunla çekimlerinizi gerçekleştirin. Dışarıda kar ya da yağmur yağabileceğini düşünürseniz lens değiştirmek makinenizin sensörüne kar veya yağmur suyu kaçmasına sebep olabilir. En fazla odak uzaklığına sahip lensleri tercih edin.

Diğer önemli konu ise temizlik ve koruma. Bunun için yağmurluklu bir fotoğraf makinesi çantası ve bir adet lens temizleme bezi olmazsa olmazlar. Soğuk havada fotoğraf çektikten sonra ısınmak ve dinlenmek için bir yere girdiğiniz zaman fotoğraf makinenizde ısınmaya başlayacaktır, bu durumda lensin ön camında ve vizörde buğulanmalar olur. Buğulanmaya kesinlikle müdahale etmeyin. Bırakın fotoğraf makinesi ortam ısısına alışsın ve buğu kendiliğinden yok olsun. Bir diğer yardımcı aksesuar ise yağmurluk olacaktır. Eğer fotoğraf makinenizi riske atmak istemiyorsanız, fotoğraf makineleri için üretilmiş olan özel yağmurluklarla çekimlerinize devam edebilirsiniz.

Kar çekimi nasıl yapılır?
Mert Gündoğdu, doğada ve soğuk havada çekim teknikleriyle ilgili de şunları söylüyor: “Fotoğraf makinelerinin sensörleri çektiğimiz kadrajları siyah beyaz olarak görür. Sensörler, doğrulttuğunuz objeyi her zaman yüzde 18 gri tonuna çevirerek doğru pozlamayı yaptığını düşünür. Genellikle de yapar ancak kar fotoğrafları çekerken bu durum bize doğru sonuçlar vermez. Bunun önüne geçmek için kar çekimleri yaparken pozlamanızı her zaman +1 olarak ayarlamanızı önereceğim. Böylece fotoğraflarınızdaki beyaz tonu olması gerektiği gibi çıkacaktır. Her zaman Raw formatta fotoğraf çekmenizi öneririm. Bu format fotoğrafların ham olarak kaydedilmesini sağlayacaktır. Jpeg format eğer 5 MP yer kaplıyorsa RAW format 25 MP yer kaplayacaktır ama bir o kadar da veriyi içinde saklayacaktır. Fotoğrafı işlerken çok rahat edeceksiniz. Genellikle fotoğraf makinemi AV modunda yani diyafram öncelikli modda kullanırım. Diyafram öncelik modu kullandığım için ise alan derinliğine istediğim gibi hükmedebilirim. Açık diyafram değerleri (f/1.4, f/1.8 vs) kullanırsam ön taraf net, arka taraf bulanık fotoğraflar, daha kısık değerleri (f/8, f/9) kullanırsam ise fotoğrafın bütün alanları net olacaktır.”

 

Makine yanında
kendinizi de koruyun
Kar fotoğraflamak keyifli ama zordur. Makineden önce kendimizi korumamız gerekir. Gün boyu dışarıda olacağınız için mutlaka içliklerinizi ve mümkünse bileklikli su geçirmez botlarınızı giyin. Termal çorap kullanmanız sizi daha da rahatlatacaktır. Eğer çok değişik yerlere girecekseniz yanınıza mutlaka yedek çorap almayı unutmayın. Bu hayat kurtarıcı olacaktır. Botlarımız su geçirmez olsa da dışı ıslandığı için ister istemez ayağınız üşüyecektir. Su geçirmez mont tercih edilmeli, kol ve yaka kısımlarında herhangi yünlü alan bulunmamalıdır. Bere almanız da gerekiyor.
Makinemiz ve biz fotoğraf çekmeye hazırız ama nereye gideceğiz? Kış vakti hava erken kararıyor, hava soğuk üşüyoruz. Bu yüzden yola çıkmadan önce mutlaka ama mutlaka rotanızı kafanızda oluşturun. Bu sayede aynı gün içerisinde maksimum lokasyonda fotoğraf çekmenizi sağlayacak şansı yakalarsınız. Evden çıkmadan, mutlaka kullanacağınız toplu taşımalar hakkında internet sitesine girip iptal durumlarını öğrenin.

Bunlar da ilgini çekebilir...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir