Tiflis’e bir yolculuk

 

Tiflis

Tiflis’i ikiye ayıran Kura Nehri, şehrin güzelliğine güzellik katmış. Tarih kokan bir Gürcü şehrindeyiz. Gizemli sokaklar, tarihi kiliseler, eski tarz işlemeli ahşap balkonlarıyla eşsiz bir deneyime hazırlanın. Komşu ülkede, Kafkasların kalbinde pek çok sürprizle karşılaşabilirsiniz.

Güney Kafkasya’nın en büyük şehri. Tarihte pek çok medeniyete ev sahipliği yapmış. Bu nedenle her yerde tarihe tanıklık ediyorsunuz. Orta Çağ, klasik ve Sovyet mimarilerinin bir karışımı adeta. Dar sokakları, bahçeli ahşap evleri ve tabii ki şarabı… Gürcistan’ın başkenti Tiflis’ten söz ediyoruz.

Ülkemize çok yakın bir ülke, Gürcistan. THY’nin 2.5 saatlik uçuşuyla Tiflis’e varıyoruz. Havalimanından şehir merkezine gitmek yarım saati bile almıyor. Yapışkan taksicilerden kurtulmak bir mesele oluyor ama sonunda otelimize varıyoruz. Eşyaları bırakır bırakmaz kendimizi sokağa atıyoruz.

Tiflis, rahatlıkla yaya olarak da gezilebilecek bir şehir. Dar ve tarihi sokakları kendine çekiyor bizi. Şehri gezerek dolaşmak bir hayli keyifli. Bir yandan zengin tarihini korurken diğer yandan günümüze ayak uydurma çabası görülüyor. Şehrin mimarisinde hem Rus, hem Gürcü etkisi hakim. Tiflis de, nehir ya da bir denizin ikiye ayırdığı şehirlerden. Zaten nehrin ikiye ayırdığı şehirleri oldum olası sevmişimdir. Şehirlere, ayrılmanın ve tekrar buluşmanın mutluluğunu katar. Kura Nehri şehri ikiye bölerken, güzelliğine de güzellik katmış.

Şehri dolaşırken ülkedeki ekonomik sıkıntı da hissedilebiliyor. Kesinlikle fakir ama mutlular havası hakim. Şehirde işsizlik yüksek. Komşularında bolca doğalgaz ve petrol var ancak Gürcistan’da hiç yok. Tarım, turizm ve şarap üretimiyle meşguller.

Tiflis’te asıl merak ettiğim eski şehir. Gizemli sokaklar, tarihi kiliseler, eski tarz işlemeli ahşap balkonlarıyla eşsiz bir zevk sunuyor. Terk edilmiş tramvaydan, sanat galerilerine kadar sayısız ilginç manzarayla dolu. Eski Tiflis’te yerleşim yerlerinden kiliselere, camilere, kükürt hamamlarına kadar değişik türde görülecek çok şey var. Renkli tarihi evleriyle görülmeye değer. Ama pek çok tarihi binanın restorasyona ihtiyacı olduğu çok açık görülüyor. Kırık dökük boyasız, kim bilir ne hatıraları biriktirmiş olan evlere bu görüntü bir hüzün verirken, benim gözümde daha sevimli kılıyor.

ÇEŞİT ÇEŞİT KİLİSELER

Etrafta bolca kilise ve katedral görüyoruz. Avrupa’da göremeyeceğiniz türden güzel mimarili Ortodoks kiliseleri… Sameba Katedrali diğer adıyla Hoy Trinity Kilisesi, Metehki Kilisesi bunlar arasında. Metekhi Kilisesi, Sovyet döneminde tiyat

ro olarak kullanılmış. 1988’de restore edilerek kilise olarak yeniden hizmete girmiş. Kilisenin avlusundan tüm şehri kuşbakışı görmek mümkün. Şehir önünüzde hüzünlü haliyle seriliveriyor. Zamana meydan okuyan eski Gürcü mimarisine bakmaya doyamıyorum.

Sameba Katedrali ise 98 metre yüksekliğinde. Dünyanın en yüksek Ortodoks kiliselerinden biri olarak görülüyor. Şehrin dini sembolü gibi her noktadan görülebiliyor. Gürcü halkı bir hayli dindar. İnsanlar kiliseyi gördüklerinde bile ıstavroz çıkarıp kısa dua ederek yollarına devam ediyorlar. Bunu her kilise önünde görebilirsiniz.

TEPEDEN ŞEHRE BAKIŞ

Şehrin asıl manzarası ise Narikala Kalesi’nden. Narikala Hisarı, 4. yüzyıldan kalma ve şehrin ayakta kalan en eski yapısı. Tam tepede ise Gürcistan Ana heykeli var. Küçük bir ücret karşılığında teleferikle buraya çıkılıyor. Asıl panoramik manzara burada. Manzarayı ölümsüzleştirmek için bolca fotoğraf çekiyoruz. Tepeden tavsiyelere uyarak yürüyerek iniyoruz.

Daha sonraki istikametimiz ise Rustaveli Caddesi. Şehrin resmi binalarıyla müzelerinin sıralandığı yer. Kafeler ve restoranlarla dolu. Özgürlük Meydanı’yla beraber pek çok tarihi olaya tanıklık etmiş. Müzeler, opera ve bale salonu, parlamento burada. Meydanın ucunda Rustaveli Caddesi başlıyor. Burası şehrin modern yüzü. Ortaçağ’da yaşamış olan şair Şota Rustaveli’nin adı verilmiş. Bulvar üzerinde çok sayıda hükümet ve kültür kuruluşu var. Gürcistan Parlamento’su, Kaşveti Kilisesi, opera ve bale, tiyatro…

Rustaveli, çok geniş bir cadde, geniş kaldırımlar, devasa ağaçlar, çok çeşitli heykeller.. Burada da lüks ve fakirlik bir arada. Bu caddenin arkasına geçtiğinizde ise yıkık ve boyasız binalar sizi karşılıyor.

Şehrin içinden geçen Kura Nehri üzerinde üç köprü var. İki taş köprü diğeri de barışı simgeleyen Barış Köprüsü. Gece bu köprüyü ışıklandırıyorlar. Gece mutlaka görülmesi gereken yerlerden. Köprüyü bir uçtan diğerine yürüyüp geri döndükten sonra birkaç foto çekip kahve molası veriyoruz. Metekhi Köprüsü’nün güney tarafında meşhur sülfür banyoları var. Toprak seviyesindeki küçük kubbeleri var. Birkaç tane küçük banyo var. Genelde sıra bekleniyor… Ben çok yoğun kokusu nedeniyle denemekten vazgeçiyorum.

EĞİK SAAT KULESİ

Baratashvili Köprüsü’nü geçince ise eğik saat kulesi karşılıyor bizi. İlginç bir yapı. Her saat başı üst tarafta bulunan kapı açılıyor ve bir melek çıkıyor. Bu saat aynı zamanda güzel bir sokağa açılıyor. Tarih kokan sokak vakit geçirmek için çok güzel. Üniversitenin olduğu Chavchavadze Caddesi ve Mtatsminda Parkı hızlıca gördüğümüz diğer yerler. TV kulesi ve büyük dönme dolap bu tepedeki parkta yer alıyor. Fünikülerle çıkılıyor. İki günlük Tiflis seyahatine pek çok şeyi sığdırıp geri dönüşe hazırlanıyorum.

 

Yemekler et ve hamur ağırlıklı

Gürcistan’ın mutfağı, Avrupa ve Ortadoğu mutfaklarından etkilenmiş. Gürcü yemekleri, et, hamur işleri, köfte ve sebzelerden oluşuyor. Ceviz, nar ve sarımsak, peynir, fasulye, patlıcan, ıspanak ve erik gibi şeyler sık kullanılıyor. En ünlü yemekleri, hinkal, haçapuri… Hinkal, mantıdan biraz daha büyük. Haço bir tür peynir, puri ise ekmek. Haçapuri, pişmek üzereyken fırından çıkarılıp üstüne yumurta kırılan bir tür pide. Chashushuli, bir tür et güveç. Pek çok restoranda ana yemek olarak alabiliyorsunuz. Ostri ise, yağlı, acılı bir sos içinde dana eti. Gürcistan’a gidip de şaraptan bahsetmeden olmaz. Ülkenin iki milli içkisi var. Şarap ve çaça. Çaça bir tür Gürcü votkası. Ülke hem peynirleri hem de şaraplarıyla meşhur. O nedenle her bulduğumuz fırsatta bu ikiliden vazgeçmiyoruz. Sulguni peynir ise, tuzsuz, hafif bir inek sütü ürünü. Şarapla mükemmel gidiyor.

 

GÜRCİSTAN

Başkenti: Tiflis

Nüfusu: 4.5 milyon

Para birimi: Lari

Trafik akışı: Sağ

Dili: Gürcüce

Komşuları: Rusya, Azerbaycan, Ermenistan, Türkiye

Bunlar da ilgini çekebilir...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir