Yeşil, huzur ve kayak!!!

Küçük, şirin bir ülke… Olabildiğince yeşil, dinginlik, huzur ve sükunet sunuyor. Aynı zamanda önemli kayak destinasyonlarından biri. Kayak merkezleri çok tanınmasa da Alplerin bir kısmının bulunduğu Slovenya, kar kalitesi ve kayak pistlerinin uzunluğuyla kayak severleri çekiyor….

Orta Avrupa’nın gülen yüzü, temiz hava deposu, bol yeşilli, huzurlu ve refah ülkesi, Slovenya….Sessizlik, huzur ve düzenin hakim olduğu bu küçük ülke aynı zamanda gözde bir kayak destinasyonu.

Adriyatik Denizi’nde sahil şeridine de sahip olan ülkenin büyük bölümü Slovenya Alpleri’yle kaplı. Bu da ülkeyi kayak için mükemmel hale getiriyor. İstanbul’dan 1.5-2 saatlik uçuşla başkent Ljubljana’ya varıyoruz. Havalimanında soğuk bir hava dalgası bizi adeta kendimize getiriyor. Yeşilin her tonunu barındıran ülke her daim yağışlı ve havası genelde bize göre soğuk. Zaten bu iklime göre hazırlıklı gidiyoruz. Kayak yapmak hevesiyle yanıp tutuşurken bir yandan da ülkeyi merak ediyorum.

Tur rehberimizden tarihçesini dinliyoruz: Slovenya, Orta Avrupa’nın güneyinde yer alıyor. Uzun yıllar Yugoslavya ülkeleri arasındaydı. 1991’de bağımsızlığını ilan ederken, 2004’te de Avrupa Birliği’ne katıldı. Slovenya, Slavca’da ‘Slavlar ülkesi’ anlamına geliyor. 2 milyon nüfusu var. Haritada coğrafi olarak bir tavuk şekline sahip tek ülke. Tepelik ve dağlık coğrafyaya sahip ülkede 11 bölge var.

SESSİZLİK VE HUZUR

Başkenti Ljubljana’ya havalimanından kısa bir sürede varıyoruz. Kayak merkezine gitmeden önce ilk hedefimiz ülkenin ve özellikle başkentin belli başlı turistik merkezlerini görebilmek. Öyle ya her zaman Slovenya’ya gelmiyoruz. Soğuk havaya aldırmadan başkenti keşfe çıkıyoruz. Rehberimize göre başkent diğer şehirlerine göre daha hareketli ve kalabalık ama bana İstanbul üzerine kasaba gibi geliyor adeta. 280 bin kişilik nüfusuyla sükunet dolu. Şehri panoramik olarak en iyi görmenin yolu tepedeki kale. Soğuğa aldırmadan karlar altında daha bir güzelleşen Ljubljana’yı seyre dalıyoruz.
Su kanallarının güzelleştirdiği bir şehir. Çok yeşil, etrafta gürültü bile duymuyoruz. Ne kadar huzurlu diye düşünmeden edemiyorum. Etkileyici iki nehir üzerine kurulu birçok tarihi köprüye ev sahipliği yapıyor. Dragon Köprüsü en güzellerinden, zaten şehrin de sembolü. Şehirle ilgili her fotoğrafta bu köprüyü görmek mümkün. Shoes Maker’s Bridge de bir diğeri. Türkçe’de Ayakkabıcılar Köprüsü anlamına geliyor. Zaten köprüden ip üzerinden atılmış çift çift ayakkabılar var. Önceden çevresinde ayakkabıcılar çalışıyormuş. Bu nedenle bu adı almış. Eski meydan ve Tivoli Park da şehrin görülmesi gereken yerlerinden.

Şehrin en güzel meydanı Preşeren’in çevresindeki restoranlardan birinde öğlen yemeği mola veriyoruz. Küçük şehrin bir günde bütün güzel noktalarını gezmek mümkün. Şehrin en önemli simgesi ünlü Bled Gölü’nü de görmeden olmaz. Kar kış demeden bir buçuk saatte göle varıyoruz. Enfes bir göl manzarası, büyüleyici. Kendimi adeta doğanın bağrında kaybolmuş hissediyorum. Huzur, dinginlik, yeşil ve mavi… ‘İyi ki de vakit ayırıp gitmişsiz’ diyorum. Bu doğal güzelliği görmeden dönmek kötü olacaktı. Dağların arasında gizli bir hazine adeta. Tepedeki kaleden gölün manzarasına bakmak ise tarif edilemez bir zevk. Kararan hava ve şiddetini artıran soğuk dönüş vaktinin geldiğini anlatıyor. Asıl amacımız olan kayak için yola koyuluyoruz. Hedefimiz kuzey Slovenya. Ülkede kayak için kuzeye gitmek gerekiyor. Güney bölümü daha çok Akdeniz iklimi etkisinde.

KAR KALİTESİ ÇOK İYİ

Alplerin etkisiyle kar kalitesi, iyi pistleri, tertemiz havasıyla gizli bir kayak cenneti adeta. Kayak ülkede milli bir spor. Sezon başladığında herkes hazır oluyor. Komşuları İsviçre, Avusturya ve İtalya’nın aksine buradaki kayak merkezleri o kadar bilinmiyor. Bu da hoşuma gidiyor çünkü çok kalabalık kayak merkezlerini sevmiyorum. Tesisleri bu ülkeler kadar iyi olmayabilir ama düşük fiyatla bu farkı kapatıyor. Ayrıca yeni yapılan tesisler popüler destinasyonları aratmayacak türden. Daha az kalabalık, daha az lift kuyruğu ve daha çok yerel insan.

Kayakta en çok bilinen merkezler Kranjska Gora ve Mariborsko Pohorje. İkisi de kayakta dünya kupasına ev sahipliği yapmış. Kranjska Gora’da, dört yıldızlı resort otelimize yerleşiyoruz. Yol yorgunluğu ve soğuğun etkisiyle hızlıca uykuya dalıyorum. Kranjska Gora’da kış sezonu neredeyse efsanevi. Kayak pistleri Avusturya, İtalya ve Slovenya arasında üçlü sınırda yer alıyor. Alpler en yüksek zirveleriyle çevrilmiş. Burası çoğu Sloven’in ilk kez kayakla tanıştığı yerdir.

Zengin sabah kahvaltısının ardından kayak pistlerine kendimi atıyorum. Uzun ve bakımlı pistlerde adrenalinin doruklarına varıyoruz adeta. Her yer bembeyaz ve kayak takımlarıyla bu beyaz uçsuz bucaksızlığın ortasında kendimi dünyadan başka bir evrene gitmiş gibi hissediyorum. Kayak harici snowboardcu’ların gösterilerini de izlemek harika. Akşamları ise düzenlenen gece gösterileri ve eğlenceler de bizi kendimizden geçiriyoruz. Tattığımız güzel şaraplar da çabası. İki günü kayakla geçen üç günlük Slovenya ziyareti sonrasında ailemiz ve arkadaşlarımıza anlatacak pek çok hikayeyle beraber geri dönüş için hazırlığa başlıyoruz. Slovenya’yı kayak için herkese tavsiye ediyor olacağım sanırım….

MUTFAĞI KOMŞU ÜLKELERİN ETKİSİNDE

Komşu ülkelerinden mutfaklarından çok etkilenmiş bir yemek kültürüne sahip. Neredeyse her bölgesinin de yerel özellikler taşıyan kendi yemekleri var. Çorba vazgeçilmezleri. Jota, riçet bunlar arasında. Havada tuzlanarak kurutulan jambon prsut, şarapla iyi gidiyor. Poğaça da ülke mutfağının atıştırmalıkları arasında. Balkan kökenli ‘burek’ yani börekleri var. Ana yemek olarak Ştruklji’leri meşhur. Et, peynir veya sebzeyle doldurulan bir tür iri mantı. Kranj sosisinin yanına soğan, patates gibi garnitürler eklenerek elde edilen ‘kranjska klobasa’ bütün ülkede iştahla yeniyor. Adriyatik’in deniz ürünleri ve taze tatlı su balıkları da ülkede pek yaygın. Macar, Avusturya mutfağının da etkisini görmek mümkün.

SLOVENYA

Bölgesi: Orta Avrupa
Nüfus: 2 milyon
Dili: Slovence
Komşuları: İtalya, Avusturya, Macaristan, Hırvatistan
Fiziki yapı: Büyük kısmı dağlık. Triglav Doruğu ülkenin en yüksek noktası
İklimi: Sert kara iklimi. Yaz ayları oldukça sıcak, kış ayları soğuk.
Ekonomi: Tarıma dayalı. Ormancılık ve hayvancılık da önemli gelir kaynağı. Metalurji ve dokumacılık da gelişmiş.

Bunlar da ilgini çekebilir...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir